Mimsiz Medeniyet...
Medeniyet kelimesinden م (mim) harfini atınca yerine deniyet kalır ki bu da vahşilik, alçaklık manasına gelmektedir. Batı için mimsiz medeniyet tabirinin kullanılması da buradan kaynaklanmaktadır. Batı, asırlardır işlediği onca zulüm ve katliamla bu şekilde anılmayı hak ettiğini defaatle ispat etti.
Ey utanmaz Batı Medeniyeti!
Sen kadının yani annenin her türlü hürmetini çiğneyecek, yavruları annelerinden anneleri yavrularından ayıracak, masum annelerinasil üzerine tonlarca bomba yağdıracak, kadın hakları adı altında aile kurumunu talan edecek, özgürlük kelimesinin büyüsünün ardına sığınıp kadınları modern birer köleler hâline getirecek, asil olarak yaratılan kadınları fıtratlarına düşman olan bir obje hâline getirmek için uzun vadeli plan ve programlar yapacak.... sonrada hiç utanmadan bugün 12 Mayıs anneler günü, tüm annelerin anneler günü kutlu olsun, diyeceksin.
Hangi anneler gününden bahsediyorsunuz siz? Son Gazze savaşında ve öncesinde öldürülen Filistinli annelerden haberiniz var mı? Ya Doğu Türkistan'da ölüme terk edilen, iffetleri çiğnenen annelerin haberi size gelmedi mi? Ya arzın doğusunda ve batısında, modernleşme, küreselleşme, sanayileşme adı altında bizzat sizin ortaya çıkarmış olduğunuz savaşlarda, kaoslarda, buhran ve bunalımlarda, felaketlerde ölümlerine sebebiyet verdiğiniz yüz binlerce anne ne olacak?
Arkadaşlar ülkemizde bilhassa son dönemde Bediüzzamanların, Mehmet Akiflerin, Necip Fazılların, Karakoçların, Cemil Meriçlerin... Batı üzerine bu kadar eğilmeleri beyhude ve amaçsız değildir. Onlar Batı'nın gerçek yüzünü göstermek ve Müslüman kitleleri uyandırmak için gayret ettiler. Müslümanların kendi özüne dönmeleri içindi tüm sayları.
Bizler, katiyyen anneler gününün karşısında değiliz. Bizim karşı olduğumuz, anneler günü diyerek annelik gibi ulvi bir konumu yok etme gayretlerinedir. Biz anneler, gününü, kadına yönelik tüm kirli teşebbüslerine bir savunma mekanizması olarak kullananların karşısındayız. Elbette Müslüman ülkelerde de anneler günü kutlanmalı hem de en görkemli ve anneliğin yüce ruhuna yaraşır şekilde kutlanmalı. Ama bu güne Batı değil, Müslümanlar karar vermeli. Hz. Fatıma annemizin mübarek doğumları bunun için mükemmel bir fırsat ki zaten bazı İslâm ülkelerinde onun doğumu türlü etkinliklerle kutlanıyor.
Olması gereken de bu zaten. Bizler kendi değerlerimize sahip çıkmadıkça en değerli değerlerimiz, değersizlerce değersizleştirilir. Bizler kendi günlerimizi üretip icra edemezsek bize dayatılan dışı süslü ama içi boş günlerle kendimizi avutur dururuz hem de emperyalistlerin ekmeklerine yağ sürerek. Kendi arabanı üretmek, kendi uçağını üretmek neyse kendi değerlerini üretmek de ayniyle odur.
Hulâsa dünyada ve ülkemizde anneler günü kutlansın ama önce kadının ve annenin gerçek şahisiyeti ve yüce konumu bilinsin, kadın hak ettiği yeri alsın. Dünyada anneler ölmesin, öldürülmesin, çaresizlik annelerin belini bükmesin, anneler evlatlarını yaşatabilmek için akıl almaz bir mücadelenin içinde kendilerini bulmasın, acı denizinin ruhu yoran dalgaları anneleri tükenmişlik sahiline sürüklenmesin. İşte böylesi bir gün gerçek bir anneler günü olacaktır.
Yorumlar
Yorum Gönder